Psikoloji Söyleşi Semineri “Başlangıçlar ve Uyum” Başlığıyla Düzenlendi

İstanbul Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Daire başkanlığı tarafından düzenlenen Psikoloji Söyleşileri 13 Kasım tarihinde İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde gerçekleştirildi.
Bu yıl toplamda sekiz tane düzenlenecek olan söyleşilerin ilkinde ‘Başlangıçlar ve Uyum’ konu başlığı ele alındı. Uzman Psikolog Barış Salman, Dr. Psikolog Diler Aktürk ve Psikolog Simay Alptekin’in yer aldığı programda yaşamdaki uyum süreçlerinin üniversite yaşamı üzerindeki etkileri tartışıldı. Söyleşi, SKS tanıtım videosunun gösteriminin ardından Psikolog Barış Salman’ın cesaret, umut, beklenti ve uyum, kavramlarının tanımlarına yer vermesi ile başladı. Bu tanımların ardından birey ile çevrenin uyumunun nasıl gerçekleştiğini anlatan Uzman Psikolog Salman, katılımcılara uyum kelimesinin ne anlama geldiği sorusunu yöneltti.
Barış Salman’ın ardından söz alan Psikolog Simay Alptekin uyum konusuna değinirken şu cümlelere yer verdi; “Uyumu herkes kendine göre şekillendiriyor. Bana göre uyum başlangıcı ve bitişi kesin olmayan bir süreçtir.” dedi. Uyumun geriye dönük aşaması hakkında konuşan Dr. Psikolog Aktürk; katılımcılara “Yoksa uyumun geriye dönük bir aşaması var mı” şeklinde bir soru yönelterek, Türkiye’de uyum sürecini başlatan durumun belki de kültürel bir alt yapı olabileceği noktasına değindi.
Uyum sürecinin üniversite üzerindeki etkilerinin de tartışıldığı söyleşide katılımcıların üniversitelerin kişiye uyumu ve kişinin seçeceği üniversiteye uyumunun ne kadar etkili olduğu sorusu üzerine Psikolog Alptekin, üniversitelerin zor bir geçiş evresi olduğunu ve beklenti karşılanmadığında ise uyum sağlamada zorluk yaşandığı bilgisine yer verdi.
Dr. Psikolog Aktürk; “İrademizle geldiğimiz bir yerde zorlanmaya başlarsak bu durum uyum sürecini zorlayabilir. Bir çocuğun gelişimini düşündüğümüzde burada çocuk kendi bağımsızlığını kazanmak ister fakat ebeveynleri korumacı tavır sergileyerek buna izin vermez. Çocuk da bu duruma uyum sağlar. Anlattığım bu durum dışarıdan bakıldığında sağlıklı bir süreç şeklinde yaşanmış gibi gözükür fakat aynı çocuk üniversiteye başladığında burada uyum süreci konusunda zorluklar yaşayabilir” şeklinde konuştu.
“Aşırı Korumacı Ebeveynlerin Çocukları Korunmaya Bağımlı Hale Gelir”
Üniversitenin pek çok zorluğu ve avantajı olduğu konusuna değinen Uzman Psikolog Salman ise, kişinin burada yeni bir döneme başladığını ve bu durumun yeni bir uyum sürecini beraberinde getirdiği bilgisini paylaşırken, en basit günlük yaşamdaki görevlerde bile uyum sağlamanın zorlu sürecine de değindi. Aşırı korumacı ebeveynlerin yetiştirdikleri çocukların o korumaya bağımlı hale geldiğini söyleyen Uzman Psikolog Salman, “Şu anda bile yetişkin ile öğrenci kimliği arasında kalıyorsunuz. Yetişkine uygun olmayan bir kimlik içerisinde kalkmak da ciddi bir stres seviyesine neden oluyor” dedi. Uyum durumunun sağlanamadığı noktada ise stres seviyesinin yükseldiğini ve uyumsuzluk sürecinin gerçekleştiği bilgisine yer verdi.Uyumsuzluk sürecini kendi yaşadığı bir örnekle açıklayan Psikolog Alptekin ise; ilk tramvaya bindiğinde tramvaya uyum sürecinde çok zorlandığına değinirken, konuşmasında uyum süreci için ideal bir ortamın oluşması gerektiğinin öneminden de bahsederek sözlerini noktaladı.
Söyleşi, katılımcıların uyum ve süreçlerle ilgili sorularının cevaplanmasının ardından son buldu.
Haber: Neslihan Deniz KALKANİÜ

Kurumsal İletişim Koordinatörlüğü

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir